*Görsel, Bologna Çocuk Kitapları Fuarı 2026 yılı Asya finalistleri galerisinden alınmıştır.
Gümüş Masallar, çocuk hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden geliştirilen, oğlan çocuklarının görünmeyen yüklerini görünür kılmayı amaçlayan bir edebiyat projesidir. Mor Masallar ile kız çocuklarının temsiliyetine odaklanan yaklaşımın tamamlayıcısı olarak tasarlanan bu çalışma, ataerkil toplum yapısının ve kapitalizmin yarışçı ideolojisinin oğlan çocukları üzerinde yarattığı baskıları tartışmaya açar. Her çocuğun duygularıyla, hayalleriyle ve özgürlüğüyle var olabilmesi için yeni anlatılar sunar.
Gelin hep birlikte sevgili öğretmenimiz Nevzat Süer Sezgin ile topluluk katılımcılarımızdan Elif Çelebi ve Gülay Pamuk rehberliğinde hazırlanan yeni derleme kitap projemizi inceleyelim.
Gümüş Masallar, çocuk hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden geliştirilen, oğlan çocuklarının görünmeyen yüklerini görünür kılmayı amaçlayan bir edebiyat projesidir.
Mor Masallar ile kız çocuklarının temsiliyetine odaklanan yaklaşımın tamamlayıcısı olarak tasarlanan bu çalışma, ataerkil toplum yapısının ve kapitalizmin yarışçı ideolojisinin oğlan çocukları üzerinde yarattığı baskıları tartışmaya açar. Her çocuğun duygularıyla, hayalleriyle ve özgürlüğüyle var olabilmesi için yeni anlatılar sunar.
Bu proje, kız çocuklarının sorunlarıyla rekabet etmez ve eril güç sistemini aklamaya çalışmaz. Oğlan çocuklarının üzerindeki görünmez yükleri konuşarak hem kız hem de oğlan çocuklarının özgürlüğünü genişletmeyi hedefler. Çünkü patriyarka tüm çocuklara zarar verir.
Gümüş Masallar tam da bu nedenle, toplumsal cinsiyet normlarını tüm boyutlarıyla sorgulayan bütüncül bir yapı sunan, Mor Masallar ile atılan adımı büyüten yeni ve güçlü bir çağrıdır.
Toplumsal cinsiyet eşitliğinde sosyal bir dönüşümden ancak cinsiyet ayrımı yapmaksızın tüm çocukları birlikte düşünerek söz edebiliriz.
Gümüş, dayanıklı görünen ancak bakım yapılmazsa kararan bir metaldir. Bu bağlamda projedeki “Gümüş” metaforu da “kırılganlık + güç + değer” kavramlarının bir arada olma çelişkisini simgeler. Bu çelişkiler, oğlan çocuklarının duygularını bastırma ve kırılganlıklarını gizlemeye zorlanmasıyla güçlü görünme baskısı arasındaki gel-gitlerini temsil eder. Baskılar ise zaman zaman şiddete yönelmelerine ve kendilerini tehlikeye atmalarına neden olur.
İçinde biriken duygu ve yorgunlukların üstüne toplumun oğlan çocuklarının iç dünyasını görmezden gelmesiyle yaşam kararır. Sağlıklı bireyler olarak parlayabilmeleri için şefkat, özen, güven, sevgi ve öz değer ihtiyaçları vardır.
Eserlerinizi, en geç 12 Haziran 2026 gününe kadar elifscelebi@gmail.com adresi üzerinden sevgili Elif Çelebi ile paylaşabilirsiniz. Soru, görüş ve önerileriniz için proje ekibi ile iletişime geçebilirsiniz.
Eserleriniz 10 - 14 yaş okurlar için öncelikli; son okumaları yapılmış, word formatında, en çok üç sayfa, Times New Roman yazı karakterli, 12 punto ve 1.5 satır aralıklı olarak iletilmelidir.
İnşaatta, sanayide, özellikle tehlikeli ve ağır işlerde erken yaşlarda, zorla çalıştırılma.
İşçi olarak küçük yaşlarda yetkin ve becerikli olmalarının beklenmesi.
Okuldan uzaklaştırılma.
Aileyi geçindirmek zorunda olma, ailenin geleceğini hazırlama beklentisi.
Evlilik baskısı altında olma.
Aile içi otoriteyi erken yaşta temsil etme ve çocuk yaşta yetişkin rolüne girmesi beklentisi.
Toplum içinde duyguları ifade etmenin zayıflık olarak görülmesi nedeniyle, özgüveni azalan, gerçek kişiliğini saklayan ve “ezik” diye tanımlanan emir kulu erkeklerin çoğalması.
Sevgiyi gösterememe ve baskılama, duygusallığın sadece kız çocuklarına yakıştırılması, dayanıklılık maskesi altında anne, baba ve hatta kardeşlerine bile sevgi göstermekte zorlanma.
Katı ve sert görünmenin erkeklik göstergesi olduğunu sanılması.
Küçük yaşta öz bakım, ev işlerine yardım etme gibi sorumlulukları anne ya da kız kardeşlerin üstlenmesi. Dolayısıyla bu sorumlulukları kendi görevi olarak benimsememe.
Aile içinde sokağa çıkma, geç saatlerde geç saatlerde eve dönme izni gibi özgürlük adı altında cinsiyete bağlı olarak verilen hakların onların tehlikeye açık ve kontrolsüz olmalarına neden olur.
“Sokağın delikanlısı” kimliğinin yükü ve mahalle baskısı altında olma, “Delikanlılık” üzerinden kurulan bir erkeklik idealinin zorla dayatılması, kavga etmeyi, sert olmayı “namus” ile ilişkilendirme, delikanlı rolünü üstlenerek şiddet kullanma ve çeteye katılma.
Sigara, içki kullanma ve riskli davranışların “erkeklik sınavına” dönüşmesi.
Sanatla ve dansla uğraşırsa zorbalanma, küçümsenme, alay konusu olma, beden performansıyla değer görme, sanat ve spor arasında seçim yapmasına izin verilmemesi.
Eğitim hakkından koparılma.
Ataerkil normların oğlan çocuklarını da yaralaması, empati eksikliğinin toplumda bir norm olarak benimsenmesi nedeniyle “Erkeklik Krizi”nin ortaya çıkması.
Dijital platformlarda “alfa erkek” trendleri ile oğlan çocuklarını duygusuz, agresif, aşırı güçlü davranışlara yönlendiren içeriklerin sıkça tekrarlanmasının yarattığı baskı.
Erkeklik krizi: İstanbul Erkek Lisesi buzdağının görünen yüzü – Selçuk Şirin
Eğitim ambalajıyla çocuk işçilik: Kanla biriken sermaye ‘MESEM’ – Osman Çaklı
https://www.mefhumdergi.com/egitim-ambalajiyla-cocuk-iscilik-kanla-biriken-sermaye-mesem/
Neden erkek şiddeti diyoruz? – Aslı Karataş
“Erkeklik: İmkansız İktidar (Ailede, Piyasada ve Sokakta Erkekler)” Serpi Sancar, Metis Yayınları
Olağanüstü kahramanların başlarından geçen olağanüstü olayların yer ve zaman belirtilmeden anlatıldığı edebiyat türüne "masal" denir.
Halk dilinde anlatılarak oluşan sözlü edebiyat ürünüdür. Masallar bir yazar tarafından sonradan yazıya geçirilir. Masallar nesir, nazım karışık olabilir.
Her ulusun kendine özgü masalları vardır. Toplumlar birbirlerinden ne kadar ayrıksı olursa olsun, masallarındaki benzerlikler hemen göze çarpar. Masalın dokusundaki olayların gidişi aynı olmakla birlikte, bazen nesnelerdeki değişim doğaldır.
Masallar genellikle bir tekerleme ile başlar ve tekerleme ile biter.
Masallar, çoğu zaman erkek egemen düşünceyi yansıtmıştır. Kadın, kazanılması gereken bir ödül olarak sunulmuştur.
Masallar, merak duygusunu en fazla uyaran yazı türlerinden biridir.
Konu: Masallarda her insanı ilgilendiren evrensel değerler ve konular anlatılır. Özellikle çocuklara doğruluk, dürüstlük, iyilik, güzellik, ahlaklı olmak, erdemli olmak, yardımseverlik gibi duygular verilmek istenir. Ayrıca çevredeki kişilerin, olayların ve yöneticilerin eleştirileri de yapılır. Haksızlıklara karşı halkın ve halk içinde bir önderin direnmesi ve sonuçta mutlaka üstün gelmesi işlenir.
Olay: Masallar olay eksenli bir edebiyat türüdür. Tamamen hayal ürünü olan bu olaylar, olağanüstü nitelikler taşıyabilir. Masallarda “olamaz” diye bir şey yoktur. Her şey olabilir ve bunlar konu olarak işlenir.
Yer: Masalda belirli bir yer, çevre yoktur. Hayalî bir yer, çevre söz konusudur. Bunlar da genellikle "Kafdağının arkasında bir ülke, yedi kat yerin altı, periler padişahının ülkesi" gibi hayalî yerlerdir.
Zaman: Masalda zaman da belirsizdir. Geçmişte bir zamandan söz edilir; ama aslında bu hayalî bir zamandır. Masallar geçmiş zaman kipi (-miş) kullanılarak anlatılır. Bu yönüyle de hikâyeden ayrılır. "Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…" gibi tekerlemeler aslında zamanın belirsizliğini ve olayın hayalî olduğunu da açıklar.
Kişi: Masal kahramanları olağanüstü nitelikler taşıyabilir. Masallarda "peri, dev, cüce, cadı, gulyabani, şahmeran, Zümrüdüanka" gibi hayalî kahramanlar karşımıza çıkabilir. Masalda, gerçek hayatta rastlanamayacak kişiler de bulunabilir. Kişiler ya iyidir ya da kötüdür. İyiler hep iyilik yapar, kötüler de hep kötülük yapar. İyiler masalın sonunda mutlaka kazanır, kötüler de her zaman kaybeder.
Amaç: Masalda eğiticilik esastır. Aslında yerin, kişilerin ve zamanın hayalî olması da bundandır. Kimse rencide edilmeden insanlara ders verilir. Herkes masalın sonunda verilen dersten kendisine düşen payı alır. Masallarda kötülükler eleştirilerek okurun ve dinleyenin bu kötüler gibi olmaması istenir. İyiler ve iyilikler de yüceltilir ki okur veya dinleyici iyi olsun ve iyilik yapsın.
Masalların günümüzde yalnız edebiyatçıların ilgi odağı olmadığı; sosyoloji, psikoloji, antropoloji, çocuk gelişimi, eğitimbilim gibi bilimsel disiplinlerin de ilgi odağında yer aldığı bilinmektedir.
Yayın Kaydı
Ardından Çalışması
Proje ekibindeki kişi ya da kişilerin adı soyadı
Nevzat Süer Sezgin, Elif Çelebi, Gülay Pamuk
Projenizin adı
Gümüş Masallar
Projenizdeki iş birlikleri
Uzunçorap Yayınları.
EksenAl Alüminyum – Zafer Topal
Kitabın geliri, ileri tarihlerde belirlenecek olan çocuklarla ilgili bir kuruma aktarılacaktır.
Projenizin gerekçeleri
“Oğlan çocuklarını patriyarkanın zararlarından korumak, tüm çocuklarının güçlenmesinin ön koşullarından biridir.”
Çünkü ataerkil düzen sadece kız çocuklarını mağdur etmez, oğlan çocuklarını da duygusuzluğa, güç fetişizmine, erken yetişkinliğe, şiddet normlarına, sevgisizliğe, tehlikeli işlere zorlayarak kendine hizmet edecek aktörlere dönüştürmek ister.
Küresel istatistiklerde görülenler gerçekler elbette tartışmaya açık değildir:
Çocuk yaşta evlilik → %90 kız çocuklar
Cinsel istismar → yoğunlukla kız çocuklar
Eğitime erişim → büyük oranda dezavantajlı durumda olan kız çocukları
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği → Yadsınamayacak oranda kadınları etkiliyor
Ancak “Patriyarka bir sistemdir. Kızlara baskı uygularken, oğlan çocuklarını da duygusal, bedensel ve düşünsel özgürlükten mahrum eder.”
Projenizin amaçları
Kız çocuklarının da özgürleşmesine destek olmak için oğlan çocuklarının toplumsal cinsiyet rollerini mercek altına alan çok yönlü bir toplumsal dönüşüm modeli oluşturmak.
Çocuk hakları ve eşitlik kavramlarını bir de oğlan çocuklarının üzerindeki görünmeyen toplumsal cinsiyet yükleri üzerinden düşünmeye davet etmek.
Toplumsal erkeklik normlarının oğlan çocuklarının duygusal, sosyal, fiziksel ve psikolojik gelişimini nasıl kısıtladığını görünür kılmak.
Toplumun oğlan çocuklarından beklediği “güç”, “iktidar”, “duygusuzluk” gibi rollerin sorgulanmasını sağlamak.
Oğlan çocuklarına yüklenen toplumsal kalıpları edebiyat aracılığıyla sorgulayarak tüm çocukların cinsiyetten bağımsız olarak özgür, şefkatli, adil ve mutlu bir geleceği hayal etmelerini sağlamak.
Edebiyatın dönüştürücü gücünü kullanarak kapsayıcı, farkındalık yaratan ve şefkat temelli yeni masallar üretmek.
Yaratılacak olan her bir masalın: Önyargıları kıran, hak temelli dili gözeten, duygusal güvenlik ilkesine bağlı, dönüştürücü ve umut veren bir anlatı yapısına sahip olmasını sağlamak.
Projenizin hedef kitlesi
10-14 yaş aralığındaki okurlar
Projenizin süresi
14 Şubat 2026 – 20 Kasım 2026 (Öngörülen sürelerdir, tarihler değişiklik gösterebilir.)
Projenizin aşamaları
14 Şubat 2026, Projenin topluluğa duyurulması.
12 Haziran 2026, Masalların son gönderim tarihi.
1 Eylül 2026, Editörlük, kitap kapağı vb. çalışmaların tamamlanarak dosyaların yayınevine teslimi.
20 Kasım 2026, Dünya Çocuk Hakları Gününde kitabın tanıtımı.