Kumkurdu için
Elif Bülbül, 21 Şubat 2026
Okuma Süresi: 8 dakika
Elif Bülbül, 21 Şubat 2026
Okuma Süresi: 8 dakika
Renkahenk Kitap Kulübü’müzün beşinci buluşmasında tanınmış İsveçli çocuk ve gençlik kitapları yazarı Asa Lind’in “Kumkurdu” serisinin ilk kitabını konuştuk. Kitap Kulübü’ne katılan arkadaşlarımızın yaptığı yorumları ve incelemeleri derleyerek bir metin haline getirdim.
Çocuk edebiyatının modern klasiklerinden biri sayılan bu eser, küçük bir kız olan Zackarina ile deniz kıyısında yaşayan, parıltılı tüylere sahip, bilge ve biraz da oyuncu “Kumkurdu” arasındaki dostluğu anlatıyor.
Renkahenk Kitap Kulübü
Kitap, aslında bir olay örgüsünden ziyade Zackarina'nın günlük yaşamındaki "büyük" sorulara Kumkurdu’yla birlikte aradığı felsefi yanıtlar üzerine kurulu.
Zackarina’nın anne ve babası genellikle çalışmak, gazete okumak, tamirat ve ev işleri yapmak gibi işlerle uğraşırlar. Zackarina onlara kızdığında veya onları anlamadığında soluğu kumsalda, Kumkurdu’nun yanında alır. Anne dışarıda, baba evden çalışır. Modern ailelerde bile çocuğuyla yakından ilgilenen baba figürüyle karşılaşmak mümkün değilken, babanın evde pasta yapması, bulaşık yıkaması, evi temizlemesi, yemek pişirmesi gibi davranışları, öyküde toplumsal cinsiyet rollerinin olmadığını bizlere gösterir.
Kumkurdu, sadece kumla beslenen, evrenin başlangıcından beri var olan, her şeyi bildiğini iddia eden ama bunu bir çocuk diliyle anlatan fantastik bir varlıktır. Bir arketiptir.
Bir çocuğun dünyasından; can sıkıntısı, yalnızlık, evrenin sonsuzluğu, ölüm, öfke ve sevgi gibi derin konular oldukça naif bir dille işlenir. Zakarina, Kumkurdu sayesinde karanlıkla, büyüklerin küçüklere olan tuhaf davranışlarıyla, korkuyla baş etmeyi, daha doğrusu barışmayı öğrenir. Düşünmenin ve soru sormanın, insanları hayvanlardan ayıran en önemli özellikler olduğunu bir kez daha anlarız.
Kitap, geleneksel bir "serüven" yapısında değildir, birbirinden bağımsız ama tematik olarak bağlı bir yapıya sahiptir. Her hikâye genellikle Zackarina’nın yetişkinler dünyasında (anne ve babasıyla) yaşadığı bir anlaşmazlık, hayal kırıklığı veya merakla başlar.
Asa Lind’in “Kumkurdu” eseri, hacmi küçük ama kapsadığı evren itibarıyla oldukça geniş bir "modern mitoloji" örneğidir. Zackarina, evden kumsala kaçar. Bu, mitolojik anlatılardaki "eşik" geçişidir. Ev, kuralların ve sınırlamaların olduğu yerdir; kumsal ise sonsuz olasılığın ve Kumkurdu’nun alanıdır.
Kumkurdu ile yapılan felsefi sohbet sonrası Zackarina bir aydınlanma yaşar ve eve, yani gerçek dünyaya bu yeni bilgiyle döner. Bu yapı, çocuğun her gün yaşadığı küçük içsel yolculukları kutsallaştırır.
Karakterler, bir çocuğun dünyasındaki temel kutupları temsil eder:
Zackarina: Oldukça gerçekçi bir çocuktur. Öfkelenir, sıkılır, haksızlığa uğradığını düşünür. O, "soru soran insanı" temsil eder. Duyguları maskelenmemiştir. Okur, onunla kolayca empati kurar çünkü Lind, Zackarina’yı "örnek çocuk" olarak değil, "hisseden çocuk" olarak kurgulamıştır.
Kumkurdu: Zackarina’nın hayali arkadaşı veya içindeki bilge sestir. Kumkurdu, zamansızdır. Hem bir çocuk kadar oyuncu hem de bir evren kadar yaşlıdır. Zackarina’ya asla öğüt vermez, sadece bakış açısı sunar. "Güneşin tadını bilen" veya "evrenin başlangıcını hatırlayan" Kumkurdu, çocuğun doğayla olan kopmaz bağını simgeler.
Anne ve Baba: Kötü niyetli değillerdir ama "yetişkinlik hastalığına" yakalanmışlardır. Zamanları kısıtlıdır, mantık çerçevesinde yaşarlar. Onlar, çocuğun dünyasındaki "sınırları" ve "gerçekliği" temsil eden çıpalardır.
Kitabın en güçlü yanı, felsefi kavramları bir kum tanesi üzerinden anlatabilmesidir.
Somutlaştırma: Ölüm, "yok olmak" değil, "başka bir şeye dönüşmek" veya "burada olmamak" üzerinden anlatılır. Evrenin sonsuzluğu, kumsaldaki kum taneleriyle ilişkilendirilir.
Yargısızlık: Dil, öğretici değildir. Kitap size "sabırlı olmalısın" demez. Sabırsızlığın tadının nasıl olduğunu ve geçtiğinde geriye ne kaldığını anlatır.
Doğa Felsefesi: Kumkurdu, her şeyin birbirine bağlı olduğu, denizin, kumun ve yıldızların aynı hikâyenin parçası olduğu fikrine sahiptir.
Kumkurdu, aslında kadim mitolojilerdeki “Hilebaz/Muzip Bilge” figürüne çok yakındır. Kuralları yıkar, mantıkla alay eder ve karakterin büyümesini sağlar. Zackarina’nın kumsala gidişi, bir kahramanın yeraltı dünyasına inip bilgelik alarak geri dönmesinin çağdaş bir yorumudur.
Kumkurdu'nun çocuklara ve yetişkinlere verdiği en büyük ders şudur: "Dünya, göründüğünden çok daha fazlasıdır."
Kumkurdu’nun "hiçlik" ve "sonsuzluk" üzerine olan yaklaşımları, aslında modern fiziğin ve varoluşçu felsefenin en karmaşık konularını bir çocuğun ve içindeki çocuğu kaybetmemiş yetişkinin anlayabileceği bir şiirselliğe döker.
Hiçlik ve "Yok Olan Şeyler"
Zackarina, eşyalarını kaybettiğinde veya bir şeylerin bittiğini fark ettiğinde, Kumkurdu ona dünyadaki en ilginç derslerden birini verir: Hiçbir şey gerçekten "yok" olmaz, sadece "başka bir yere" gider ya da biçim değiştirir.
Bu yaklaşım, fizikteki Kütlenin Korunumu Yasası'na benzer. Kumkurdu’na göre "hiçlik" diye bir şey yoktur; sadece bizim göremediğimiz veya isim veremediğimiz boşluklar vardır.
Kitapta yokluk, karanlık bir kuyu gibi değil, daha çok bir "yer açma" eylemi olarak betimlenir. Bir şey gider ki yerine yenisi gelebilsin. Zackarina’nın kaybettiği bir oyuncak veya biten bir gün, evrenin büyük döngüsü içinde aslında birer "iz" bırakır.
Evrenin Sonsuzluğu ve "Kum Tanesi"
En ünlü konuşmalardan biri, Zackarina’nın evrenin ne kadar büyük olduğunu anlamaya çalıştığı andır. Kumkurdu, ona yıldızları ve kumsaldaki kum tanelerini gösterir.
Kumkurdu, evrenin sonsuzluğunu anlatırken Zackarina’yı korkutmaz; aksine ona bu sonsuzluğun bir parçası olduğu için kendini "özel" hissettirir. Eğer evren sonsuzsa, Zackarina da o sonsuzluğun içindeki vazgeçilmez bir atomdur.
Kumkurdu için zaman, bizim anladığımız "saat ve dakika" kavramı değildir. O, evrenin başlangıcından beri oradadır. Bu, Zackarina’nın ve okurun lineer zaman algısını yıkarak, anın içinde saklı olan sonsuzluğu fark etmesini sağlar.
Kumkurdu, Zakarina’nın sorularına hazır yanıtlar vermez. Kurduğu tümcelerle, basit örneklerle onun düşünmesini sağlar. Soyut düşünmeyi henüz bilmeyen Zakarina, böylelikle zihnini yoran konuları anlamaya başlar. Yaşsız bir kitap olan Kumkurdu, okuru gülümseterek düşündürür. Diğer yandan, İskandinavya halklarının sakinliğini, çocuklarına tanıdıkları özgürlük alanlarını metinde gösterir. Yetişkin olsak bile, keşke “Kumkurdu” gibi bir dostumuz olsa dedirtiyor.
Kitabı Kiristina Digman resimlemiştir. Ali Arda, İsveççe’den dilimize çevirmiştir. Yazarın bu seriden toplam üç kitabı var. Üçünü de okumanız dileğiyle…
Asa Lind; Kumkurdu. Res. Kiristina Digman, Çev. Ali Arda; Pegasus Yayınları, 2015, 104s.
Hedef Kitle: Çocuk
Açık Kürsü'de yayımlanan içerikler, doğrudan yazarın kendi sorumluluğundadır.
Eksi 18 Edebiyat Topluluğu'nun görüşlerini yansıtmayabilir.